Erdoğan, Ses Kayıtlarını "Gündelik Konuşma" Olarak Savundu

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yolsuzluk iddialarını içeren ses kayıtlarını "gündelik konuşmalar" olarak değerlendirdi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yolsuzluk iddialarını içeren ses kayıtlarını "gündelik konuşmalar" olarak değerlendirdi. Erdoğan, "Şu anda bizim gündelik rutin ses kayıtlarımızı, ‘Selamünaleyküm, Aleykümselam’ bunu yayınlamaya başladılar. Ya bundan bir şey çıkmaz." dedi.

Başbakan Erdoğan, Memur-Sen tarafından düzenlenen "Büyük Türkiye Buluşması"na katıldı. Burada bir konuşma yapan Erdoğan, "Burada bulunan arkadaşlarımın bir kısmı 12 Eylül öncesi süreci darbeyi ve darbe sonrasını yaşadılar. Yine bir çoğumuz 28 Şubat sürecini adeta ilklerimize kadar yaşadık. Memur-Sen gençleri, genç Memur-Sen’in üyeleri belki o günleri yaşamadılar. Tecrübe etmediler. Ama onlarda son 12 yılda AK Parti’ye yönelik darbe girişimlerini, saldırıları, ithamları, iftiraları, sabotaj ve provokasyonları yaşadılar. Işte şuanda da hep birlikte 17 Aralık başarısız darbe girişimini yaşıyor bir kez daha milli iradeye demokrasiye yönelik bir saldırıya şahit oluyoruz." diye konuştu.

17 Aralık darbe girişiminin de aynı hevesle yapılmak istendiğini savunan Erdoğan, "Seçilmiş bir hükümet bürokrasi içinde bazı paralel yapılar kullanılmak suretiyle esir alınmak, etkisiz hale getirilmek istendi. Millet iradesiyle, sandıkla, milletin mührüyle göreve gelmiş bir hükümet iftira ile komployla, şantajla devrilmek, yıpratılmam istendi. 12 yıl boyunca nasıl dik durduysak işte bun son darbe girişiminde dimdik durduk ve dimdik duracağız. Bunlara boğun eğmedik, bunlara eyvallah demedik. Sizlerin bize verdiği emanete alın sizin olsun diyerek ihanet etmedik. Hem bize, hem milli kurumlarımıza, milli değerlerimize tüm bunlara yapılan saldırıların tamamına evet bizler bu saldırıları yapanlara karşı göğüs gerdik. Tamamını hamdolsun püskürttük." şeklinde konuuştu.

"DINLEMELER HUKUKSUZ"

Türkiye’de son derece gizli, son derece sinsi bir şekilde bir şantaj çetesi kurulduğunu iddia eden Erdoğan, şöyle devam etti; "Hukuk kisvesi altında ama hukukun temel kurallarını çiğneyerek birlerce insan dinlenmiş ve ses kayıtları depolanmış. Bazıları tamamen hukuk dışı şekilde takip edilmişler. Bürokrasi içinde yuvalanan bir kısım çete mensupları bu kayıt ve şantaj operasyonları içinde yer almışlar. Işadamlarına gitmişler. Elimizde ses kayıtların var demişler. Sana istediğimiz suçu isnat ederiz demişler. Ondan haraç almışlar. Uzantıları yoluyla, maşaları eliyle kimi iş adamlarının hukuksuz işlerini çözmüş, hukuksuz ilişkilere ulaşmışlardır. Gazeteciye gitmişlerdir. Elimizde kayıtların var. Tehdit etmişler. Siyasetçiye gitmişler elimizde kayıtların var demişler. Bu kayıtların bir kısmı da servis edilmiş ve siyasi partileri dizayn etmişler. Ana muhalefet CHP’yi dizayn ettikleri gibi. Sayın Baykal öyle gitmedi mi? Sayın Baykal’ı öyle gönderdiler. Sayın Baykal’a geçmiş olsun ziyaretinde bulanan genel müdür oradan çıktığında medya kendisine aday olacak mısınız diye sorduklarında hayır böyle bir şey düşünmüyorum dedi. Ama 24 saat sonra bildiğiniz gibi aday oldu. Işte şantaj bu. Bürokrasiye gitmişler onları tehdit etmişler ve illegal işlere zorlamışlar. Işi o kadar büyütmüşler ki artık küçük çıkar hesaplarını bırakıp Türkiye’ye ihanet etme pahasına ajanlığın, casusluğun Türkiye’nin çıkarlarına kastetmenin taşeronu haline gelmişler. Ellerindeki bu imkanlarla, ellerindeki bu şantaj aletleriyle Türkiye’yi , devleti, milleti, siyaseti tanzim etme hevesine kapılmışlar. Işte biz bunlara dur dedik. Biz bunlara geçit vermedik. Bu alçakça hain planı gördük ve derhal bunun üzerine gitmeye başladık. Işte bunun üzerine 17 Aralık darbe girişimini yaptılar."

"SES KAYITLARI GÜNDELIK KONUŞMALAR"

Erdoğan, son günlerde ortaya çıkan ses kayıtlarına da değindi: "Şu anda da bizim gündelik rutin ses kayıtlarımızı, ‘Selamünaleyküm, Aleykümselam’ bunu yayınlamaya başladılar. Ya bundan bir şey çıkmaz. Işte bu ses kayıtlarımızı Internete servis ederek bu darbe girişimi yaşatmak, ayakta tutmak için mücadele veriyorlar. Ne yazık ki darbe medyası da bunlara destek veriyor. Ne yazık ki CHP, MHP şantajcılara boyun eğiyor ve bunlara destek veriyor. O malum iş çevreleri, iş örgütleri tıkır tıkır yürüyen illegal çarklarının duracağı korkusuyla bunlara destek veriyor. Tezgahı iyi kurmuşlar. Ananaslar gelip gidiyor. Bu ananaslar mahalle manavındaki ananaslar değil ha… Bunlar Uganda’dan geliyor. Bunlar farklı. Tespihler gelip gidiyor. Selamlar, saygılar, hürmetler, bağlılıklar bildiriliyor. Bütün iş adamlarıyla yapılan görüşmelerde teşekkürler gidip geliyor. Birbirlerini işlerini iyi takip ediyorlar. Işte biz kirli tezgahı, ihanet çarkını bozduğumuz için şuanda da koro halinde bize saldırıyorlar. Evet biz koro halindeki saldırılarla dövüşe dövüşe buraya geldik. Biz bunları 28 Şubat’tan biliriz. Ama inanın 28 Şubat’ta bile bu kadar ahlaksız olmamışlardı. Biz bu iş adamlarını bu güya sivil toplum örgütlerini brifing alan emir komuta zincirinde hareket eden bu çevreleri çok iyi biliriz. Ama inanın o zaman bile bu kadar düşük seviyede olmamıştı."

"KABATAŞ'TA BAŞI AÇIK OLSAYDI BÖYLE SALDIRMAZLARDI"

Erdoğan, Kabataş hadisesine de değindi: "Kabataş'ta alçakça ahlaksızca bir saldırıya uğrayan bir başörtülü kadın üzerinden 8 ay sonra yeniden tarihin en iğrenç linç girişimini yapıyorlar. Insan olan bunu yapmaz. Vicdanı olan bunu yapmaz. Yüreğinde zerre kadar haysiyeti şerefi olan kadın bedeni üzerinden böyle bir tavır içine giremez. 28 Şubat'ta bize bunu yapanlar rezil oldular, milletin vicdanında mahkum oldular. Biz bu numaralara boyun eğmedik, eğmeyiz. Biz bu alçaklığın peşini de bırakmayız, bunun hesabını da sorarız. 28 Şubat'ta attıkları manşetler birer zillet lekesi olarak ortada duruyor. Bugün attıkları manşetleri de birer zillet birer alçaklık vesikası olarak her fırsatta bunların önüne koyacağız. Şuna bakar mısınız, bir yerlerden emir geliyor. Ben de diyorum ki bir yerlerden emir vereceğinize lütfen bu ülke sizin vatanınız değil mi gelin ne yapacaksanız vatanınızda yapın. Niye buraya gelmiyorsunuz? Gelin buraya. Yoksa buraya gelince bazı şeyler açığa çıkar endişesini mi taşıyorsunuz? Gelin buraya. Malum medyanın tamamı Kabataş hadisesi başlığı ile çıkıyor. Köşe yazarları yorumcular söz birliği etmişcesine o konu üzerinde tepiniyor. Yazıklar olsun sizin insanlığınıza, yazıklar olsun sizin ırkçılığınıza, yazıklar olsun sizin ayrımcılığınıza. Biz bunlardan korkmadık ve korkmayacağız. Hiçbir kardeşim de bunlardan korkmasın, çekinmesin. O eğer başörtülü değil de başı açık bir bayan olsaydı acaba ona öyle saldırırlar mıydı? Mesele bu. Kim kimin yanında duruyor, her şey ortaya çıkıyor."

"INTERNET YASASIYLA SALDIRILARIN ÖNÜNE GEÇIYORUZ"

Erdoğan, konuşmasında yeni Internet yasasını da savundu: "Bakın şu anda Internet'te yeni bir düzenleme yaparak işte bu alçakça saldırıların önüne geçiyoruz. Ses kayıtları ile görüntü kayıtları ile şantaj yapmak, milletin esir almak isteyenler bundan sonra avuçlarını yalayacaklar. CHP Internet düzenlemesine neden itiraz ediyor biliyor musunuz? Ses ve görüntü kayıtları ile işbaşına gelen genel müdür bedel ödüyor bedel. Aynı şekilde MHP'yi de esir almışlar. Yeni Internet düzenlemesi ile en başta CHP'yi MHP'yi biz koruma altına alıyoruz. Bu yeni Internet düzenlemsi ile çocuklarımız, gençlerimiz, vatandaşlarımız yanında demokrasiyi siyaseti milli iradeyi de tehdit ve şantajdan koruyoruz. Bu tehditlerle bu şantajlarla hiçbir yere varamayacaklar. Türkiye'nin kutlu yürüyüşünü asla durduramayacaklar. Büyük Türkiye hedefine yeni Türkiye hedefine asla gölge düşüremeyecekler."

"KAN Emen VAMPIRLER"

Erdoğan, şöyle devam etti: "Şuna bakar mısınız, terör örgütüne akıl veriyorlar. Silahları elinize alın yeniden kan akıtın, yeniden kaos oluşturun. Bu şekilde çağrı yapılıyor. Bir yıldır gençler şehit olmuyor ölmüyor ya bunlar çok rahatsızlar. Çünkü bundan kandan beslenen vampirler. Bir yıldır var olan bahar havasının kalıcı olmasından korkuyorlar. Işte bundan çok rahatsızlar. Çözüm sürecini sabote demeyecekler, kardeşliğe hançer vuramayacaklar. Bu ülkeyi yeniden kana gözyaşına kaosa mahkum edemeyecekler. Türkiye'de demokratikleşmenin önündeki son engel işte bu çetedir. Bu kaos çetesi, bu kan lobisi, bu paralel yapı temizlendiğinde demokratikleşmenin önündeki tüm engeller kalkacak. Tarihte de Haşhaşiler geldi, gitti. Hiç endişeniz olmasın. 77 milyonun kardeşliği daha da pekişecek. 81 vilayet artık bütün mesaimizi bütün enerjimizi kalkınmaya sarf edeceğiz. Sanal sorunlarla yapay gündemlerle vaktimizi heba etmeyecek."

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun iddialarına da değinen Erdoğan, "Genel müdür diyor ki 247 milyar Türk lirası yolsuzluk. Bu adam herhalde hesap kitap da bilmiyor ha. 247 milyar Türk lirası, eski rakamla 247 katrilyon. Herhalde bu salona da sığmaz. Yolsuzluk diyor. Şimdi bu adımı atan o malum bir kısım savcılar vardı. Şimdi evet yeni HSYK'nın atadığı savcılar var. Şimdi bu savcılar şu anda daha henüz kararlarını vermediler. Bakın daha karar verilmeden yargılama yapıyor bu genel müdür. Işte bu böyle bir siyasetçi." ifadelerini kullandı.

"HARAM VE HELALI TEFRIK ETTIK"

Tüm saldırılara tüm sabotaj girişimlere rağmen Mali disiplinden taviz vermediklerini belirten Erdoğan, "Bu ülkede haram nedir helal nedir bunu tefrik ederek devam ettik, yere sağlam bastık. Bütün dünyadaki ülkeler büyük kısmı küçülürken biz en zor anda bile 2013'te 3,8 büyüme kaydettik." diye ekledi.

Erdoğan, Ses Kayıtlarını 'Gündelik Konuşma' Olarak Savundu